<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biorezonans.Com &#187; Güncel</title>
	<atom:link href="http://www.biorezonans.com/category/guncel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.biorezonans.com</link>
	<description>Biorezonans ile Alerji Tedavisi, Sigara  tedavisi, Obesite, Reflü, Depresyon tedavisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jun 2011 16:59:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Topraktaki Radyasyon</title>
		<link>http://www.biorezonans.com/2010/07/28/topraktaki-radyasyon-3/</link>
		<comments>http://www.biorezonans.com/2010/07/28/topraktaki-radyasyon-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 19:57:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biorezonans.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar yeryüzünde var oldukları günden bu yana radyasyonla birlikte yaşıyor, doğal ve yapay yollardan radyasyona maruz kalıyor. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.biorezonans.com/wp-content/uploads/2010/07/images2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-73" title="images" src="http://www.biorezonans.com/wp-content/uploads/2010/07/images2-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>İnsanlar  yeryüzünde var oldukları günden bu yana radyasyonla birlikte yaşıyor,  doğal ve yapay yollardan radyasyona maruz kalıyor.</p>
<p>Radyasyon doğal ve yapay veya iyonlaştırıcı radyasyon ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon radyasyon olmak üzere ikiye ayrılıyor.</p>
<p>Doğal  radyasyon kaynaklarının başında toprak ve güneş geliyor. Güneşin yanı  sıra uzayın derinliklerinden ve hatta galaksilerden, atmosfer  içindeki atomlarla etkileşerek gama radyasyonu olarak dünyaya gelen  kozmik ışınlar da doğal radyasyon kaynakları olarak biliniyor. Işık  görünen, ısı da hissedilen bir radyasyon kaynağı.</p>
<p>Dünyamız  da bir miktar radyoaktif. Yani havasında, suyunda, toprağında doğal  radyoaktif maddeler bulunuyor. Yeryüzünde granit, kum taşı, kireç taşı  gibi bazı kayalar, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/uranyum" target="_blank">uranyum</a>,  toryum ile potasyon-40 gibi doğal radyoaktif maddeleri yapısında  bulunduruyor. Bunlardan elde edilen malzemelerle kullanılarak  yapılan binalar da doğal radyasyon kaynağı.</p>
<p>Radyasyonun  tehlikeli olması ışınlama derecelerine, yani maruz kalınan radyasyon  miktarına bağlı. Yapay radyasyon kaynaklarından korunmak için pek  çok yöntem bulunmakla birlikte, doğal radyasyonun tümünden korunmak  mümkün olmuyor. Ancak miktarın azaltılması için bazı önlemler alınması  gerekiyor.</p>
<p>Uluslararası  Atom Enerjisi Ajansı’nın verilerine göre, doğal radyasyon nedeniyle tüm  canlılar yıllık ortalama 2,8 milisivert (mSv) radyasyona maruz kalıyor.  Bu miktarın yüzde 85’i doğal kaynaklardan yani topraktan, güneşten  ve uzaydan gelen kozmik ışınlardan kaynaklanıyor. Geriye kalan yüzde  14’ü tıbbi ışınlamalar ve yüzde 1’i de insan yapımı (nükleer silah  denemeleri nedeniyle atmosfere salınmış radyoaktivite ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/nukleer" target="_blank">nükleer</a> santral) unsurlardan kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>EN SAĞLIKLI EV AHŞAP EV</strong><br />
İnsan hayatı boyunca en fazla maruz kaldığı doğal radyasyon radon  gazı (Dünyanın oluşumundan itibaren yerkürenin içerisinde bulunan  uranyum, toryum gibi radyoaktif maddeler bozunarak radon gibi maddelere  dönüşüyor). Topraktan sızan bu gaz özellikle kapalı alanlarda  toplanıyor.</p>
<p><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Brezilya" target="_blank">Brezilya</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Hindistan" target="_blank">Hindistan</a>’ın bazı plajları, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Iran" target="_blank">İran</a>’ın bazı bölgeleri ile <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Norvec" target="_blank">Norveç</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Isvec" target="_blank">İsveç</a> gibi kuzey ülkelerinde doğal radyasyon daha çok bulunuyor.  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın verilerine göre radonda dünya  ortalaması 400 Bekerel/metreküp (Bq/m3), <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turkiye" target="_blank">Türkiye</a> ortalaması ise 52 Bq/m3. Yani Türkiye’de korkulacak düzeyde bir radon birikimi söz konusu değil.</p>
<p>Buna  rağmen kapalı ortamlara çok dikkat etmek gerekiyor. Bu gaz  binalarda yeraltından sızarak binalarda duvar ve tesisat boşluklarına  sızarak odaların içerisine giriyor. Ortalama olarak da kapalı bir  ortamda 24 saate bir en üst seviyeye ulaşıyor.</p>
<p><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turkiye Atom Enerjisi Kurumu" target="_blank">Türkiye Atom Enerjisi Kurumu</a> (TAEK) Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Hakkı  Arıkan, &#8220;Bu gazdan korunmanın tek çaresi en az 24 saatte bir evleri 15  dakika havalandırmaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Radon gazı topraktan çıkan ve yerden yükselen bir gaz olduğunu, bu nedenle giriş veya <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Bodrum" target="_blank">bodrum</a> katlarında oturan insanların radona daha çok maruz kaldığına da işaret  eden Arıkan, &#8220;Havalandırılmamış odada bir de sigara içilirse, radon ve  sigara kanseri tetikleyen en önemli unsurlardan biri&#8221; dedi.</p>
<p>Öte  yandan eski evlerde yıpranmış tesisat ve duvar boşluklarından da radonun  daha hızlı çıktığı ifade ediliyor. Radon, çimento, kiremit gibi  topraktan üretilen yapı malzemelerinde de bulunduğu için ahşap evlerin  daha sağlıklı olduğunu da belirtiliyor.</p>
<p><strong>GIDALARDAKİ RADYASYON</strong><br />
Toprakta olan doğal radyasyon nedeniyle gıdalarda da radyasyon bulunuyor. Gıdalar içerisinde de ayçiçeği, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/havuc" target="_blank">havuç</a>, patates, kuruyemiş, maden sularında diğer gıdalara göre daha yüksek radyasyon bulunuyor.</p>
<p>Düşük  düzeyli radyasyondan korkulmaması gerektiğini, hatta bunların vücut için  ihtiyaç olarak bile nitelendirilebileceğini kaydeden İsmail  Arıkan, &#8221;Toprakta bulunan herşey bizim vücudumuzda da var. Bu zararlı  radyasyon değil ama radyoaktivite vardır. Bu şuna benzer vücudunuzun  demire de ihtiyacı var, çinkoya da. Bunları almanız gerekiyor&#8221; diye  konuştu.</p>
<p><strong>RÖNTGEN ÇEKİLİNCE RADYOAKTİF OLUNMUYOR</strong><br />
Hastanede çekilen filmlerin de iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı  olduğuna işaret eden Arıkan, film çektirince radyoaktif olunmadığını ve  film çektiren kişinin de sanıldığı gibi etrafa radyasyon yaymadığını  söyledi.</p>
<p>Arıkan,  &#8220;Filmler x ışını denilen radyasyonla çekiliyor. Lambadan gelen ışık  gibi düğmeye basıldığı zaman ışık geliyor, düğmeye basıldığında da  bitiyor. Vücutta birikimi söz konusu olmuyor&#8221; dedi.</p>
<p>Nükleer  tıpta vücuda verilen radyoaktif maddeler nedeniyle hassa belli bir süre  dışarıya çıkarılmıyor, hatta bu kişilerin idrarları, dışkıları bir  süre korunuyor, zararsız seviyelere çekildikten sonra da atılıyor.</p>
<p><strong>YAPAY RADYASYON KAYNAKLARI</strong><br />
Yapay radyasyon kaynakları, insan yapısı yapay radyasyon kaynakları  x ışınlarının ve nükleer reaktörlerin keşfinden sonra insanlığın  hizmetine yaygın olarak sunuldu.</p>
<p>Yapay  radyasyonun fabrikalarda, eğitimde, endüstride, tarımda bir çok uygulama  alanı bulunuyor. Cep telefonları, elektrikli aletler, fön makinesi,  traş makinesi, mikrodalgalar iyonlaştırıcı olmayan radyasyon  kaynaklarından bazıları.</p>
<p>İyonlaştırıcı  olmayan radyasyonun çok net sonuçları olmasa da bazı bilimadamları  psikolojik etkilerinden kansere kadar birçok şeye yol  açtığını belirtiliyor. Radyasyonun zararları tam olarak tespit  edilmediği için bu tür kaynakların minimize edilmesi gerektiğine işaret  eden Arıkan, TAEK olarak bu nedenle hava alanlarına konulmak istenen  insan görüntüleyen cihazlara izin vermediklerini belirtti. Arıkan  alışveriş merkezleri ve havaalanlarındaki güvenlik kapılarının metal <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/dedektor" target="_blank">dedektör</a> olduğunu ve radyasyon bulunmadığına da dikkat çekti.</p>
<p><strong>YAPAY RADYASYONDAN KORUNMAK İÇİN ÖNERİLER</strong><br />
Yapay radyasyon konusunda araştırma yapan <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Gazi Universitesi" target="_blank">Gazi Üniversitesi</a> Noniyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi’nin elektromanyetik radyasyondan korunmak için önerileri şöyle:</p>
<p>&#8220;-Kullanmadığınız  elektrikli aletleri ya kapalı tutunuz ya da fişten çıkarınız. Çünkü  cihazlar &#8220;stand by&#8221; konumunda kaldığı sürece elektromanyetik kirlilik  yaratıyor.</p>
<p>-Düşük  radyasyonlu bilgisayar ekranı kullanmaya özen gösteriniz ya da ekran  filtresi kullanınız, mümkünse plazma ekran tercih ediniz.</p>
<p>-Ekonomi (halojen ve flüoresan) lambaları okuma lambası olarak kullanmamaya özen gösteriniz.</p>
<p>-Dinlendirici  bir uykuya geçmek için en ideal koşulun yatak odasında TV ve bilgisayar  bulundurmamak veya bu cihazların tamamen kapalı konumda  olmasını sağlamak olduğunu hatırlayın.</p>
<p>-Elektrikli battaniyeyi  yatağa girmeden kapatınız.</p>
<p>-Elektrikle  çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzakta  tutunuz, mümkünse pille çalışanlarını  tercih ediniz.</p>
<p>-Güçlü  elektromanyetik alanlar pineal bezden melatonin salgılanmasını etkiler.  Saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksektir, bu nedenle  sürekli kullanmak yerine aralıklarla kısa süreli kullanınız.</p>
<p>-Yatak odasında başucunuzdaki duvarla komşunuzda bir elektronik aletin bitişik durmamasını sağlamaya çalışınız.</p>
<p>-Cep telefonlarını sohbet amaçlı kullanmayınız. Cep telefonunuz kullanmadığınız sürede mümkünse kapalı olsun.</p>
<p>-Cep  telefonu kullanımının beyin aktivitesinde etkili olduğu  gösteren çalışmalar var. Çocuklarda sinir sistemi ve başın gelişimine  devam ediyor olması dolayısıyla, çocukların ve gençlerin yetişkinlerden  daha çok risk altında olduğu bir gerçektir. Bu nedenle 16 yaş altındaki  çocukların cep telefonu kullanmamaları, kullanmalarının zorunlu olması  durumunda ise günde 10 dakikayı geçmemeleri <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Dunya Saglik Orgutu" target="_blank">Dünya Sağlık Örgütü</a> (WHO) tarafından önerilmektedir.</p>
<p>-Cep  telefonu kullanırken kesinlikle kulaklık kullanınız. Cep  telefonunu açıksa kendinizden en uzak mesafeye bırakınız. SAR&lt;1 W/kg   olan cep telefonlarını tercih ediniz.</p>
<p>Dizüstü  bilgisayarlar (LCD ekran) şarjlı kullanıldığında düşük EM alana sahiptir, uzakta şarj ediniz.</p>
<p>-Fotokopi makinelerinden (yüksek manyetik alan) en az 50 cm uzakta durunuz.</p>
<p>-Elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjlı kullanmayı tercih ediniz.</p>
<p>-TV ekranlarından (ön ve arkasından) en az 2 m uzakta bulununuz.</p>
<p>-Elektrikli daktiloları kullanmadığınızda fişten çıkartınız.</p>
<p><strong>-RADYASYONUN YARARI KONUSUNDA BİLİMSEL ÇALIŞMALAR-</strong><br />
Bu arada dünyada radyasyonun yararlı olduğuna dair bilimsel çalışmalar  da yapılıyor. Örneğin farelerde düşük seviyeli radyasyonla ilgili  deneyler sonucunda, farelerin üremelerinin, hastalıklara karşı  direncinin arttığı, enfeksiyonların da iyileştiği görüldü.</p>
<p>Radyasyonla tedavi yapılan kaplıcalar da çeşitli ülkelerde bulunuyor. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Avrupa" target="_blank">Avrupa</a>’da bulunan radon mağazalarında özellikle solunum sistemi rahatsızlığı olan insanlar tedavi görüyor.Kaynak:Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biorezonans.com/2010/07/28/topraktaki-radyasyon-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm Sebepleri Küfmü?</title>
		<link>http://www.biorezonans.com/2010/07/27/olum-sebepleri-kufmu/</link>
		<comments>http://www.biorezonans.com/2010/07/27/olum-sebepleri-kufmu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 14:09:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biorezonans.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Aralık ayında ölen ünlü aktris Brittany Murphy ve 5 ay sonra ölen kocası Simon Monjack'ın ölüm nedeni belli oldu.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.biorezonans.com/wp-content/uploads/2010/07/küf.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-46" title="küf" src="http://www.biorezonans.com/wp-content/uploads/2010/07/küf.jpg" alt="" width="118" height="120" /></a></p>
<p><strong>Aralık ayında ölen ünlü aktris Brittany Murphy ve 5 ay sonra ölen kocası Simon Monjack&#8217;ın ölüm nedeni belli oldu.</strong></p>
<p>Monjack&#8217;in de tıpkı karısı gibi zatürreye bağlı kalp krizinden öldüğünün ortaya çıkması üzerine bu duruma evdeki olası bir küf faktörünün neden olmuş olabileceği ihtimali gündeme geldi.</p>
<p>Şimdi çiftin hayatını kaybettiği ev, küf izi bulmak için tekrar inceleniyor. Ağır derecede ilaç kullanan ve zatürre olan çiftin durumunun küfün de etkisiyle kötüleştiği düşünülüyor. Küf, ölüme kadar pek çok sağlık sorununa yol açıyor.Hürriyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biorezonans.com/2010/07/27/olum-sebepleri-kufmu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cepteki telefonun zararları;</title>
		<link>http://www.biorezonans.com/2009/09/08/cepteki-telefonun-zararlari/</link>
		<comments>http://www.biorezonans.com/2009/09/08/cepteki-telefonun-zararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 12:11:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biorezonans.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Cepte taşınan cep kısırlık nedeni;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.biorezonans.com/wp-content/uploads/2009/09/image.jpg" alt="image" title="image" width="400" height="363" class="alignleft size-full wp-image-40" />Cepte taşınan cep kısırlık nedeni;<br />
Pantolon cebinde taşınan cep telefonları spermlerin canlılık ve hareket kabiliyetinde ciddi olumsuz etki yaratıyor.<br />
Avustralya’daki Newcastle Üniversitesi’nde doğurganlık üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. John Aitken’in yaptığı araştırmalar, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklere cep telefonu konusunda ciddi uyarılar içeriyor.</p>
<p>Cep telefonu elektromanyetik dalga frekanslarının spermler üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmada, 1.8 GHz cep telefonu radyasyonuna 16 saat maruz bırakılan spermlerin, doğurganlıkta iki önemli etken olan sperm canlılığı ve hareket kabiliyetinde kayıplara uğradığını gösterdi. Aitken, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin cep telefonlarını belden aşağı kısımlarında taşımamalarını önerdi. Sperm canlılığı ve hareket kabiliyetindeki değişiklik SAR değerinin 1 w/kg. olduğu deneylerde belirgin hale geldi.</p>
<p>DNA HASAR GÖRÜYOR</p>
<p>2.8 w/kg SAR değerinde ise daha da ürkütücü olan DNA hasarı tespit edildi. SAR değeri yükseldikçe olumsuz etkilerin arttığı da gözlemlendi. Yaptığımız araştırmalar, Türkiye’de satılan 3G uyumlu birçok telefonun SAR</p>
<p>değerlerinin 1 w/kg’dan yüksek olduğunu, buna karşın AB’nin sınır değeri olan 2 w/kg’ın üstüne çıkmadığını gösteriyor. 3G ve bilgisayar özelliği olmayan telefonlarda ise bu değerler daha düşük.</p>
<p>Kaynak:İnternet haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biorezonans.com/2009/09/08/cepteki-telefonun-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
